Tarikat ve Cemaat Yurtları Kamulaştırılsın - 27.12.2019

Eğitim emekçilerimizin sorunları her geçen gün artmakta, çözüm için söz veren yetkililer sözünü tutmayıp bizleri oyalamaktadır.

3600 ek gösterge çözüm bekleyen en temel sorunlarımızdandır. Bu haklı talebimizi, devlete ek yük getirir diyerek erteleyen yetkililere ve sözüm ona yandaş sendikacılara sesleniyorum. Emekçinin alın terinin karşılığı devlete yük olmaz. Şunu unutmayın ki, plansız yönetim anlayışı, yolsuzluklar, savurganlık ve iş yapmadan oturan kadrolaşma için aldığınız bankamatik memurları devlete ek yük getirir. Derhal gerekli yasal düzenleme ile 3600 ek gösterge talebimizin gereğini yapın.

Yine eğitim emekçilerini mağdur eden en önemli sorunlardan biri de sabit gelirimize karşılık sürekli artan vergi oranlarıdır. Kamu emekçilerinin vergi oranı %15 sabit olmalıdır.

Yıllardır devam eden 4+4+4 dayatmasına karşı çözüm üretmeyen Milli Eğitim Bakanlığı, önümüzdeki yıl % 40 oranında artacak olan öğrenciler için lise düzeyinde yeterli derslik açmak için bir adım atmamıştır. Derhal yeni okul binalarının yapımına başlanmalıdır.

En önemli sorunlarımızın başında barınma sorunu yer almaktadır.

Çocuklarımız, yarınların umudu, geleceğimizin güvencesidir. Onların umutlarını yok eden, hayallerini yıkan her yapılanma yok edilmeye mahkumdur.

Bugün geldiğimiz noktada, dini eğitim verdiklerini iddia eden yurtların birçoğu çocuk istismar yuvalarına dönüşmüş durumdadır. Ülkemizin her tarafında bu yurtlarda yaşanan taciz, istismar ve rahatsız edici haberler yer almaktadır.

Aladağ’da bir cemaate ait yurt binasında yanan öğrencilerimiz, İstanbul’da bir yurtta daha dün yaşanan rezalette mağdur olan çocuklarımız, Karaman’da bir vakfa ait yurtta tacize uğrayan öğrencilerimiz, Gaziantep’te yine başka bir vakfın yurdunda yaşanan istismar ve tacizin yaraladığı öğrencilerimiz, İzmir Dikili’de yine aynı cemaate ait yurtta taciz edilen öğrencilerimiz hep aynı zihniyetin mağdurlarıdır.

Eğitim-iş Sendikası olarak yıllardır ülkemizi yönetenleri hep uyardık: Devlet, tarikat ve cemaatlerle yönetilemez, evrensel hukuk değerleriyle, liyakâtla, aklın ve bilimin gerektirdiği ilkelerle yönetilir dedik, dinlemediler. Allah yolunda eğitim veriyorlar, namaz kılmayı öğretiyorlar dediler, ama gördük ki işin iç yüzü farklı. Bu yapılar, her tür skandala, tacize, tecavüze karşı kalkan olarak kullandıkları İslam Dinini de istismar etmektedirler.

Devletin bütün olanaklarını kullanarak kadrolaşan, teşvik alan, soruları çalan, haksız atamalarla kul hakkına giren bu yapılar her dönemde karşımıza çıkmaktadır. Dün adı FETÖ idi, bugün ise SETÖ, METÖ oldular. Al birini vur ötekine. Hepsi de Cumhuriyetin temellerine dinamit koymaktadır. Hepsi vatandaşlarımızın hakkını yiyerek bir yerlere gelmektedirler. Hepsi de yeni “15 Temmuz hain girişimlerine” zemin hazırlamaktadır. Yetkili makamlar, bu basın açıklamamızı bir uyarı olarak görmeli ve gereğini yerine getirmelidir.

Bu nedenlerle bütün tarikat ve cemaat yurtlarının kamulaştırılmasını yetkililerden talep ediyoruz. Unutmayalım ki Atatürk, Tekke ve Zaviyeleri bu haklı gerekçelerle kapattırmıştı.

Namık Kemal AYDOĞAN

Şube Başkanı