Mesleğimiz Onurumuzdur! Performans Tuzağına Hayır! 05.04.2018

ÖNCELİĞİMİZ PERFORMANS DEĞERLENDİRMESİ Mİ YOKSA PERFORMANS ARTIRACAK TEDBİRLERİ ALMAK MIDIR?

Dört sendika olarak ortak basın açıklaması yapmak için sendikalarımızı davet ettik. Malum-sen’in yetkililerini on beş gün önce aradığımızda yönetim kurulu ile görüşüp haber vereceklerini belirttiler. Ama hala bize dönüş yapan olmadı. Bizler de Türk Eğitim-Sen, Eğitim-İş ve Eğitim-Sen olarak performans değerlendirmesi hakkında üç sendika ortak basın açıklaması yapmaya karar verdik.

MEB performans değerlendirme konusunda ısrarcı gibi görünüyor. Aslında performans konusu tartışılmadan önce MEB’de yaşanan ve öğretmenlerin neredeyse tamamımın sorunu olan yöneticilere yönelik” güven eksikliği problemi” çözülmelidir. Bu problemi çözmenin tek yolu da liyakat ve kabiliyete dayalı, objektif bir yönetici atama sistemini hayata geçirmektir.

Öğretmenlerle ilgili tüm sorunlar çözülmeden uygulanacak performans değerlendirme sistemi “motivasyonu tamamen yok etme sistemi” olacaktır. Geçen yıl 12 pilot ilde yapılan uygulamada öğrencilerin hakaret içerikli paylaşımlarının ardından MEB iki gün sonra sistemi kapatmıştı.

Yapılması düşünülen bu uygulamayla öğretmenlerin öğrencilerine hak ettikleri not vermeleri mümkün olmayacak ve öğretmenlerin toplumdaki itibarı daha da azalacaktır. Ayrıca öğrenci veliye değerlendirme hakkı verilmesi öğretmenlere yönelik psikolojik şiddet aracı olarak kullanılabilecektir. Zaten son günlerde yaşanan “öğretmene şiddet” olayları daha da artabilecektir.

Yine öğretmenlere müdürler, zümre öğretmenleri ve aynı konumda çalışan diğer öğretmenlerin de not verecek olması, okullarda iş barışının bozulmasına, adam kayırmacılığın had safhaya ulaşmasına yol açacaktır.

Kısacası performans değerlendirilmesi ve buna dayalı hayata geçirilecek uygulamalar öğretmenlerimizi huzursuz etmek ve çalışma barışını bozmaktan başka bir işe yaramayacaktır.

Dileriz MEB, bu yanlış uygulamadan vazgeçer. Aksi takdirde her türlü hukuki ve demokratik tepkimizi ortaya koyacağımızın bilinmesini istiyoruz.

                             * * * * * *

Siyasi iktidarların bir bütün olarak sorumluluklarını göz ardı etmesi; eğitimdeki nitelik sorunlarını öğretmenler üzerinden tanımlaması; adeta faturayı onlara çıkarması öğretmenlik mesleğini itibarsızlaştırarak özenilecek bir meslek olmaktan uzaklaştırmıştır. Öğretmenliği itibarlı bir meslek haline getirmek; eğitim fakültelerinin niteliğini arttırmak; öğrencileri, eğitim fakültelerini tercih etmeye yönlendirmek için mezun öğretmen adaylarının kadrolu atanmasına; çalışma koşullarının iyileştirilmesine; iş güvencesi kaygılarının giderilmesine, ekonomik koşulların iyileştirilmesine ve ihtiyaca uygun mesleki gelişim desteği sağlanmasına bağlıdır. Öğretmenlere performans değerlendirmesi adı altında puan verilmesi ve bu puanların değerlendirme ölçütü olarak kullanılacak olması, eğitimde yeni çatışmaların ortaya çıkmasına neden olacaktır. MEB’in asıl hedefi, öğretmenlerin performansını ölçmek değil, eğitimde ücretli, sözleşmeli ve güvencesiz istihdamı yaygınlaştırmak, uzun vadede eğitim emekçilerinin sınırlı iş güvencesini ortadan kaldırmaktır. Eğitimde niteliğin arttırılması için uygulandığı iddia edilen performans değerlendirme uygulamasının mülakata dayalı sözleşmeli öğretmenlik uygulamasının hızla yaygınlaştığı, on binlerce ücretli öğretmenin güvencesiz olarak çalıştırıldığı, siyasi-ideolojik değişikliklerle sürekli niteliği düşürülen eğitim sistemine en küçük bir katkı sunması mümkün değildir. Öğretmenlik mesleği eğitim süreçleri, atanma sorunları, çalışma koşulları, iş güvencesi açısından yaşanan kaygılar, yetersiz maaşlar nedeniyle giderek değersizleştirilmiştir. Öğretmenlik mesleğini daha da itibarsızlaştırması kaçınılmaz olan eğitimde performans değerlendirme uygulamasına karşı ayrım gözetmeksizin tüm eğitim emekçileri ortak mücadele etmelidir.

                             * * * * * *

Eğitimde kalite, bilimsellikten ve hukuki dayanaktan yoksun olan performans sistemiyle sağlanmaz. Eğitimde kalite öğretmeni itibarsızlaştırarak sağlanmaz. Öğretmeni diken üstünde tutacak, huzursuz edecek politikalarla başarıya ulaşılmaz. Bu tasarı uygulanırsa, öğretmenler arası güven sarsılacak, okullarımızdaki çalışma barışı bozulacaktır.

Dayanışma ve özveriyle yapılan öğretmenlik mesleğini, performans tuzağına kurban ediyorsunuz. Oysa okul zümreleri ve öğretmenler arası dayanışma, bir eğitim kurumunun başarısı için en temel gerekçedir. Dünyanın hiçbir ülkesinde de böyle niteliksiz bir tasarı yoktur.

Biz eğitimcilerin performansını artırmak istiyorsanız, sözleşmeli çalışmaya son verin, sigortalarını bile tam yatırmadığınız on binlerce ücretli öğretmen yerine kadrolu öğretmen ataması yapın.

Bizim performansımızı artırmak istiyorsanız atama yönetmeliğini daha adil hale getirin. Sıraları işletin.

Bizim performansımızı artırmak istiyorsanız, ikide bir eğitim sistemini değiştirmeyin. Öğretim programlarını laik, bilimsel, evrensel değerlerle donatın.

Bizim performansımızı artırmak istiyorsanız kadrolaşmaya hizmet eden mülakatla değil, sınavla ve liyakata dayalı yönetici ataması yapın.

Tüm öğretmenlerimizi, emekçilerimizi sendika ayrımı yapmaksızın çalışmalarımıza katkı sunmaya ve haklarımız için birlikte mücadele etmeye davet ediyoruz. Sendikal güçlerimizi birleştirerek bu itibarsızlaştırma saldırısını durduracağımıza inanıyoruz.

Öğretmen yalvarmaz, öğretmen boyun eğmez, öğretmen ders verir.

      Emre ERDOĞAN                          Mehmet DEDE               Namık Kemal AYDOĞAN

Türk Eğitim-sen Şb. Başk.               Eğitim-sen Şb. Başk.                 Eğitim-iş Şb. Başk