Adaletsiz Zam Oranını Kabul Etmiyoruz - 15.01.2021

HALKIMIZI EMEĞİMİZİ ÇALANLARA KARŞI MÜCADELEYE ÇAĞIRIYORUZ!

Kamu emekçileri yıllardır enflasyon hesaplama tuzaklarına kurban edilmektedir.

TÜİK, 2020 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre %1,25, bir önceki yılın Aralık ayına göre enflasyonun %14,60 olduğunu iddia etti. İddia diyoruz çünkü TÜİK halka gerçekleri açıklamakla yükümlü bir kurum olması gerekirken, verileri ayarlama kurumuna dönüşmüş durumdadır. Markette, manavda, pazarda, 5 TL olan ürünün fiyatı TÜİK verilerinde 1 TL olarak gösterilmiştir.

Markette, pazarda gıda ürünlerinde fiyat artışı son bir yılda %30’ları buldu. Son bir yılda doğalgaza %34, elektriğe %33 oranında zam geldi.

Açıklanan enflasyon oranı ile yıl boyunca yaşanan zamlar ve harcama oranlarındaki düşüş karşılaştırıldığında, gerçek enflasyonun %14,6’lık orandan daha fazla olduğu hemen herkesin malumu.

Açıklanmış olan oran çalışanların, emeklilerin, asgari ücretlilerin gerçek enflasyonunu yansıtmamakta,  bu oran sadece iktidarın istediği oranı yansıtmaktadır. Açlık sınırı son bir yılda %19 artarken, memur maaşlarına ve emekli memur aylıklarına yüzde 7.36, SSK ve BAĞ-KUR emekli aylıklarına da yüzde 8.36 oranında zam geldi. Bu yıl da TÜİK’in çarpıtmaları nedeniyle memur ve emekliler, açlık sınırının altında bir zam artışına mahkûm edildi. TÜİK, memurun ve emeklinin maaş zammına adeta el koydu.

Yoksulluk sınırı altındaki maaşlarla geçinemeyen vatandaşlar, ay sonunu getirebilmek için bankalara borçlandılar. Vatandaşlarımızın bankalara olan borcu 834 milyar TL’yi aşmış durumda.

İktidar, devlet kurumlarının her birinde 4 maaş alan bürokratlara para bulurken, yurt dışındaki faiz lobilerine milyarlarca dolar faiz ödemeye devam ederken, bir avuç müteahhitte trilyonlarca lira para bulurken, memurun ve emeklinin insanca yaşam hakkını, gerçek enflasyona göre zam talebini görmezden gelmiştir. Emekçilere hak görülen bu zam oranı vicdansızlık ve adaletsizliktir.

2019 Ağustos’unda Hükümet ile Memur-Sen, kapalı kapılar ardında danışıklı satış sözleşmesi imzaladı. Emekçilerin hakkını savunmadan %3,5 için teslimiyet imzasını atmıştır Memur-sen. Koltuk ve makam hesabına girenler bu yaşanan çelişkinin baş sorumlusudur.

  • İktidar ve TÜİK, enflasyonu gizleyen anlayışını ve sahte verilerle açıklanan oranları terk etmelidir.
  • Kamu çalışanlarımızın kayıpları telafi edilmeli,  toplu sözleşme masası yeniden kurulmalı ve memurlarımıza ek zam verilmelidir.
  • Kamu emekçilerinin sadece satın alma gücünün korunabilmesi için maaşlarına en az yüzde 30 oranında zam yapılmalıdır.
  • Emekçilerin;  temel ekonomik sorunları arasında yer alan işsizlik, enflasyon, hayat pahalılığı, yoksulluk, yüksek borçluluk gibi sorunlara kalıcı çözümler için kamusal politikalar üretilmelidir.
  • Asgari ücret vergi dışı bırakılmalıdır. Sabit gelirli olan emekçilerin vergi dilimleri de sabit tutulmalıdır.

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu olarak; sözde toplu sözleşme zammı ile enflasyon ezilen tüm kamu emekçilerini insanca yaşamaya yetecek ücret talebine sahip çıkmak için mücadeleye çağırıyoruz.

Namık Kemal AYDOĞAN

Birleşik KAMU-İŞ Denizli Temsilcisi